Akan Küçükdoğan

ŞİŞİK ORMANI ÇATIŞMASI/15 OCAK 2005/MAZGİRT
Dersim-Mazgirt Kızılcık köyünden yoksul bir ailenin çocuğudur. Mücadelesini 2003 yazında Halk Kurtuluş Ordusu saflarına Elif Aslan’la birlikte katılmasıyla daha onurlu ve ileri bir seviyeye taşımış oldu.


Doğum Yeri: Dersim/Mazgirt/Quyiçi Köyü (Kızılcık)
Doğum Tarihi: 1984
Parti Adı: ?
Konumu: ?

1984 yılında Mazgirt Kızılcık’ta doğdu. İşçi bir babanın çocuğu olan Akan’ın annesi
Nazmiyelidir. Akan 5 yaşındayken annesi ve babası boşanırlar. Daha sonraki yaşamını (7
yaşından itibaren) Kızılcık’ta halasının yanında geçirir. İlkokula Kızılcık’ta başlayan Akan
Liseyi de Mazgirt Göktepe’de okumaya başlar ama 1 yıl okuduktan sonra okulu bırakır.
Ailenin ikinci çocuğu olan Akan’ın bir abisi ve bir kız kardeşi var. Okulu bıraktıktan sonraki
süreçte bir ara Bodrum’a gidip orda çalışmaya başlar ve bir yıl çalıştıktan sonra Tunceli’ye
dönüp halk savaşına katılır. Güler yüzlü, sevecen, çevresine karşı sevgi ve saygı dolu bir
kişiliğe sahiptir. Sakin, saf ve paylaşımcı birisi olup çevresine aşırı derecede yardım ederdi.
Yaklaşık 1.5 yıl kadar kırsalda kalan Akan’ın en çok söylediği türkü Emre Saltuk’tan bekleme
yar ben gelemem”dir. Annesi şu anda Vankok köyünde oturuyor.
Adaletsizliğe ve sömürüye boyun eğmeyen Akan daha küçük yaşlar da bile korkusuzca
tepkisini dile getirirmiş. Yakınlarının anlattığına göre, ortaokul döneminde 500.000 TL. ye
satılan kitabı 1.000.000 TL.ye satan müdürünü üst yetkililere şikayet etmiş. Daha sonra kendi
okul müdüründen dayak yemiş ama yetkililerin gelir müdürü denetlemesini ve kitap fiyatının
asıl fiyatına düşürülmesini sağlamış.

Mazgirt şişik ormanında Faşist diktatörlüğün özel tim helikopteri içindeki komuta kademesiyle birlikte imha edildi.

Maoist Komünist Partisi 30 Nolu Bildiri’den…

Halka, Partilerine ve yürüttükleri komünizm davasına sevdayla bağlılıkları sonucu ne ölüme ne de düşmana teslim oldular! Her ikisini de canlarını Halk Savaşı davasına feda ederek yenmesini bildiler. Tıpkı 1995 yılında ve aynı arazide şehit düşen komutanları Mete ve onunla birlikte omuz omuza şehit düşen diğer 13 kahraman savaşçı gibi son kurşunlarına kadar vuruşarak şehit düştüler.

Hem de bu kez askeri bakımdan düşmana darbe vurmasını da başardılar. Üstelik bunu, düşmanın teknik, sayısal, objektif koşullar vb. her bakımdan üstünlüğüne rağmen başardılar. Güçler dengesi aleyhteydi. Ama kahraman savaşçılarımız görüldüğü gibi dillere destan bir kahramanlık tarihi yarattılar.

Operasyon Komuta Kademesi Gerillalarımızca imha Edildi!

Düşman, ağır kayıp verdi. Ama o her zamanki gibi yine kendi kayıplarının gerçek-tam sayısını kamuoyuna açıklamadı. Savaş dışı bırakılanların tam sayısını vermediği gibi ölenlerin komuta kademesindeki yerini de gizledi. Halk ve Halk Kurtuluş Ordusu üzerinde psikolojik üstünlük sağlama amacıyla kayıplarını gizlemeye çalışsa da boşuna! Çünkü “yalancının mumu yatsıya kadar yanar!” iki gün süren dişe diş muharebede düşman kaybı “iki ölü, üç yaralı” değil daha fazla sayıdadır. Çatışmada bir yüzbaşı, Özel Hareket Timinden bir astsubay, bir uzman başçavuş ve üç özel hareket tim elemanı imha edilip savaş dışı bırakılırken, çatışma anında ağır yara alan operasyon başı bir binbaşı ise yaralı olarak kaldırıldığı Elazığ askeri hastahanesinde ölmüştür. Yine iki gün boyunca devam eden çatışmada 10 civarında özel tim elemanı ağır yaralar alarak savaş dışı olmuştur.

İki gün boyunca havadan yapılan saldırılar esnasında bir savaş helikopteri içindeki komuta kademesiyle birlikte imha edilmiştir. Çatışmada Yılmaz GÖÇ Yoldaşımız hiç bir kurşun almadan düşürdüğü helikopterin pervanesinin kafatasını parçalamasıyla şehit düşmüştür. Mazgirt cumhuriyet savcısı da ailelerin ölümün nasıl gerçekleştiği sorusuna yanıt olarak resmi tutanaktan bu bilgiyi vermek zorunda kalmıştır. Faşizmin borazanlığını yapan komprador medyanın yansıttığı gibi ölenler er degil özel hareket timleridir. Faşist diktatörlüğün başı olan cumhurbaşkanı’nın, meclis başkanın’nın, genelkurmay başkanı’nın yayınladıkları “başsağlığı” mesajlarındaki “duyarlılığın” nedeni faşist ordunun gizlediği ağır kayıplardan kaynaklıdır… Biz Komünistler kayıplarımızı gizlemedik-gizlemiyoruz. Dün olduğu gibi gelecekte de gizlemeyeceğiz. Çünkü bizim halktan gizleyeceğimiz hiçbir şey yoktur.

Bizler onlar için vardık, varız ve varolacağız!

Önceki İçerikEBRU ASLAN
Sonraki İçerikMelahat Yalçın