Bugün partimiz MKP’nin öncülü olan TKP(ML)’nin kuruluşunun 54. yılıdır. 24 Nisan 1972 yılında kurucu önderimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaş, dünya devrim bilimi Marksizm-Leninizm-Maoizm’i Türkiye–Kuzey Kürdistan özgünlüğüyle buluşturarak ülke devriminin manifestosunu partimizin kuruluşuyla ilan etti.
Yarım asrı geride bırakan parti önderlikli savaş tarihimiz; sınıf mücadelesinin en zorlu koşullarında, can bedeli meşakkatli bir yürüyüşle dağlardan, zindanlardan ve şehirlerden geçerek; yüzlerce ölümsüz yoldaşımızın görkemli anısı, inadı ve mirasıyla bugünlere taşındı.
Partimizin bu tarihsel yürüyüşü; sosyalizm ve komünizme yönelmiş sınıf mücadelesinin bilinç ve eylemde maddileşmiş hâli olarak, ülke ve dünya sömürücü sınıflarına meydan okuyan ve bunu devrimle taçlandırma iradesini ortaya koyan bir çizgidir. Aynı zamanda bu yürüyüş, somut koşulların somut tahlili ilkesi uyarınca güncel görev ve sorumluluklarla donanmış; öncü partiden önder partiye sıçrama iddiasını kuşanan, geçmişi geleceğe bağlayan devrimci bir birikimin ifadesidir.
Kuruluşumuzun 54. yılında; onca emek, çaba ve fedakârlığa karşın olmamız gereken yerde olmadığımızın mütevazı bilinciyle, önümüzde iradi müdahale ve devrimci pratik hamlelerle aşılması gereken birikmiş sorunların, çelişkilerin ve engellerin bulunduğunun farkındayız.
Partimizin kuruluşunun ilan edildiği 24 Nisan 1972’de de, TKP(ML)’den MKP’ye dönüşümün gerçekleştirildiği 1. Kongre’nin ilan edildiği 2002’de de mücadele koşullarının belirlediği benzer sorunlar mevcuttu. Bugün de aynı tarihsel sorumlulukla hareket etmek, geçmişten devralınan devrimci mirası ileriye taşımak temel görevimizdir.
Partimiz MKP’nin irade ve eylemiyle örülmüş bu tarihin bilincini çarpıtmaya dönük her türlü reformist, oportünist, revizyonist ve tasfiyeci saldırı püskürtülecek; 24 Nisan doğumunun en rafine Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimi ve yöntemi kuşanıldıkça aşılamayacak hiçbir engel kalmayacaktır.
Bugün dünya, emperyalist-kapitalist sistemin derinleşen krizinin sonucu olarak yeni bir paylaşım savaşının eşiğine sürüklenmiştir. Ukrayna’dan Ortadoğu’ya uzanan hat, emperyalistlerin kanlı rekabetiyle yanmaktadır. Ancak bu karanlık tablo karşısında halkların direnişi de büyümektedir. Hindistan ve Filipinler’de Maoist güçlerin önderliğinde sürdürülen halk savaşları, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı devrimci mücadelenin sönmediğini, aksine yeni mevziler kazandığını göstermektedir. İran’da, Filistin’de ve Lübnan’da ABD ve İsrail emperyalizmine karşı gelişen ulusal direnişler, ezilen halkların teslim alınamayacağını bir kez daha ilan etmektedir.
Yapay zekâ ve yüksek teknolojiyle donatılmış yeni nesil silahlarla halkları diz çöktürmeye çalışan emperyalist güçler, tarihsel bir yanılgı içindedir. Hiçbir teknolojik üstünlük, örgütlü halkın devrimci iradesini yenememiştir, yenemeyecektir.
Ülkemizde faşist diktatörlük, “yeni anayasa” ve “millî birlik” aldatmacalarıyla halk üzerindeki baskıyı artırmakta; işçi sınıfını açlığa, köylülüğü topraksızlığa, gençliği geleceksizliğe mahkûm etmektedir. Dijital gözetim mekanizmalarıyla en temel hak arayışları dahi bastırılmakta, zindanlardaki tecrit politikası derinleştirilmektedir.
Kürt halkına yönelik imha ve inkâr siyaseti, sınır ötesi saldırılarla bölgesel bir savaş biçimini almıştır. Partimiz, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını kararlılıkla savunurken; çözümün emperyalist planlarda ya da parlamenter hayallerde değil, Türk ve Kürt halklarının birleşik devrimci mücadelesinde olduğunu ilan eder.
24 Nisan kuruluşu ve 2002’de MKP’ye dönüşüm süreçlerinde altını çizdiğimiz Halk Savaşı stratejisi, bugün çok daha yakıcı ve güncel bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır. “Silahlı mücadele dönemi bitti” diyen tasfiyeci anlayışlar, Ortadoğu’da emperyalist saldırganlığın ulaştığı boyut karşısında iflas etmiştir.
Bu gerçeklik içinde Mao yoldaşın tarihsel tespiti bugün de geçerliliğini korumaktadır: İKTİDAR NAMLUNUN UCUNDADIR.
Tasfiyeci, oportünist ve revizyonist çevreler eski teslimiyet çizgilerini yeni söylemlerle pazarlamaya devam etse de, bizler 24 Nisan çizgisinde aynı ideolojik kararlılık ve devrimci inatla yürümekteyiz. 54 yıllık mücadele tarihimizden devraldığımız Maoist duruş, faşizmin korkulu rüyası olmaya devam edecektir.
Bu temelde Maoizm’in evrensel ilkelerini kuşanarak halkımızı MKP saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz. Başta kurucu önderimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaş olmak üzere, Süleyman Cihan, Kazım Çelik, Cüneyt Kahraman ve Cafer Cangöz yoldaşlar şahsında; parti tarihini ileriye taşımak için feda ruhuyla ölümsüzleşen tüm erkek ve kadın kadro, üye, savaşçı ve sempatizanlarımızın anıları önünde saygıyla eğiliyor, hapishanelerde ki tutsak yoldaşlarımızı 24 Nisan coşkusuyla selamlıyoruz.
Yaşasın 24 Nisan!
Yaşasın Partimiz MKP!
Şan olsun 54. mücadele yılımıza!
Yaşasın Marksizm-Leninizm-Maoizm!
Kahrolsun emperyalizm, işbirlikçi tekelci kapitalizm ve faşizm!
Yaşasın Halk Savaşı!
MAOİST KOMÜNİST PARTİSİ




